Hoşçakal Bademcik ve Geniz Eti!

Korkmayın! Korkmayın! 

Bademcik ve geniz eti ameliyatından korkmayın.

Bakın bana ne kadar sırıtık bir fotoğrafımı koydum yazının başlığına. Neden diye bir sorun?
Ya da siz sormayın, ben hemen kendim anlatayım.

Eliz, geniz eti ve bademciğinden kurtuldu da ondan bu sırıtmam. Peki neden Eliz değil de ben sırıtıyorum onu merak ettiniz mi? Çünkü Eliz bu kadar rahatlayınca ben daha da mutlu oldum da ondan:)

En iyisi gelin ben size bu hikayemizi en başından kısaca anlatayım:)

Gerçi fotoğrafta görüldüğü gibi kendisi konuyu üstüne almıyor ama neyse...

Cocuklarda-Geniz-Eti-Bademcik-Ameliyat-Keyif-Bebesi-insani-Eliz-4

Eliz doğduğundan beri bademcikleriyle göz dolduran bir çocuktu:) Doktoru daha ilk ayındaki rutin kontrollerinde bile 'Burcu, bu bademcikler çok büyük yapıda, ilerde başımıza iş çıkaracak' diyordu. Geniz eti de kendini belli ediyordu ama biz işin buraya geleceğini bilemedik.

Rutinde sürekli bademcikleri şişen ve ateşlenen bir çocuk olmadığı için bu 'başımıza iş çıkaracak' tarafını çok da ciddiye almadım.

Ne de olsa biz kulaktan dolmaya bayılırız. Bize gelen kulaktan dolmalar şu şekilde oldu mesela:

- Yılda 6-8 kez ateş çıkartmıyorsa bademcik alınmaz.

- Geniz etini aldır ama bademcikler kalsın, onların görevi önemli mikrobu tutuyor.

- Bademciğini aldırırsan her hastalıkta akciğerine inme riski olur, sakın aldırma.

- Aldırma bademciklerini sakın zaten büyüyünce yenecek.

Bu çok bilmiş yorumlar sırasında Eliz büyüdü ve nefes alamama sorunları arttı.

Doğduğundan beri kafa bölgesi çok aşırı terlerdi, özellikle uyurken. Yaz - kış sırılsıklam olurdu saç dipleri ve ensesi:( Biz tabi bunu yapısal olarak algılardık.

Ayrıca çok deli uyurdu, kendini sağdan sola atardı. Buna da 'teyzesine çekmiş' şeklinde yorum yapardık:)

Ama teknik olarak bakarsanız her zaman güzel uyuyan bir çocuk oldu. 

Garip olan ise bu nefes sorunları başlayınca, büyüme eğrisindeki azalmasıydı:( Normalde %50-75 arası giden boyu ve kilosu, bir süre sonra %50'nin altında kalmaya başladı ki, bu da nefes sıkıntısıyla eş zamanlıydı...

Hep genzinden konuştuğu için bu sorunu yaşayan herkes kolayca anlıyordu Eliz'in geniz eti sıkıntısı olduğunu. 2 yaşını geçtiğinde bu daha da arttı. Bende onu Florance Nightingale Hastanesi'ne Prof. Dr. Mehmet Tınaz'a götürdüm. Kendisi benim de doktorumdur ve hem çok bilgisine, tecrübesine çok güvenirim, hem de insan olarak çok severim kendisini:)

Daha kapıdan girdiği gibi 'tipik bir geniz eti sorunlu çocuk' dedi ve noktayı koydu... Gözaltları hep mosmor olan Eliz, beyaz teni ile zirve yapıyordu:) 

Muayene sonrası, 'ben hem geniz eti, hem bademcik alınsın derim, çünkü ikisi de yapısal olarak çok büyük' dedi. O zaman ilkbahardı ve 3 yaşını görelim, 'bir de kışın hava şartlarındaki büyüklüklüklerine bakalım sonra karar verebilirsiniz' dedi. 

Malum bu kolay kolay acilden girilen bir ameliyat değil, ailenin tercihine bırakılıyor. Daha doğrusu sen öyle sanıyorsun çünkü şartlar seni mecburen onları aldırmaya itiyor. Bizde de durum aynen böyle oldu.

Eliz 3 yaşına gelince bu nefes sorunları da zirveye çıktı:) Sonuç Aralık ayı itibariyle berbat uykular, iyice moraran gözaltları ile başlasa da Ocak ayında sürekli devam eden geniz akıntısı sebebiyle mide bulantıları da başladı. 

Burundan nefes alamadığı için mideye akan akıntı kusmasına sebep oluyordu ve sadece bu akıntıyı kusuyordu. Horlama bir çocuktan çok bir dinozor tadına geldi adım adım. Düşünün odasında uyurken, salondan duyuluyordu horlaması:( Yanımızda uyuyorsa da birbirimizi duyamadığımız oluyordu sesinden. Kafasını çevirsen de kesilmiyordu işin kötüsü...

Durun daha bitmedi... Burnu hep tıkalı olduğu için ağzından kuru hava aldığından ve burundan nemli nefes çekemediğinden kuruyan boğazı sürekli gıcık yapıp, aşırı öksürükten delirtiyordu çocuğu. Daha çok gece uykusunda tutan öksürükten bir uyandı mı, 10-15 dakika öksürüp en sonundan sinirden ağlıyordu:/ Tabi bunun için de ailece hepimiz ayaktaydık tüm gece:( Öksürük haricinde de zaten 2 dakikada bir tıkanıp uyandığı ve korkup bana seslendiği için yanımda uyutmaya başladım. Böylece miss gibi uyku düzenimizi de bozduk:(

Dahası da var. Bu süreç en sonunda nefes kesilmelerine kadar geldi ve bizim aklımız çıktı... Bu arada şimdi düşününce güldüğüm ama o zaman aklımın çıktığı şey bizim bunları okulda kaptığı hastalık sanmamız. Hep bu burun tıkanıklığını, öksürüğü hastalık diye düşündük biz:(

Tabi ki bu kez koşarak Mehmet Hocaya gittik. Alet edavata bile ihtiyaç duymadı durumun acil olduğunu söylemek için... Bir de kulaklarını ölçtü ve ikisi de tamamen tıkalı çıkınca aynı an ameliyat randevusunu aldık.

Bu kadar hızlı olacağını düşünmemiştik ama zaten son hallerini görünce ben o gün dese, o gün ameliyata tamam diyecek şekilde gitmiştim... 

Ameliyat öncesi biraz oyuncak alışverişi ve motivasyon gezileri yaptık ve adım adım alıştırdım. Mesela aşağıdaki foto benim çok sevdiğim Uniq İstanbul'daki BKM Mutfak'ta:) 

Çok keyifli bir gün geçirdik. Bu arada oynadığı yapıştırmalı mozaik de Djeco'nun. Onu da ayrıca anlatacağım, şimdilik sadece bir minik not olsun adı:)

Çocuklarda geniz eti ve bademcik aldırma ameliyatı keyif bebesi

Açıkçası ben ameliyattan o kadar korkmadım. Çözümü olan ve ona iyi gelecek bir ameliyatı çok güvendiğimiz doktorumuz yapıyordu ne de olsa... Aytek ve annemlerde daha çok narkoz fobisi vardı ama ben en çok hazırlık, ameliyata girme aşaması ve sonrasındaki iyileşme sürecinden korktum:)

Eliz biraz doktor fobik bir arkadaştır. Hiç ama hiç hoşlanmaz muayene vs.:) Şöyle söyleyeyim: Rutin kontrollerinde biz giriş katındaysak, 15. kat onun ağlamasını duyabilir? Kan testi vereceksek bu kat sayısı 30. kata ulaşabilir:(

O yüzden o ortamda benden ayırıp götürmeleri, damar yolu açmalarının mümkün olamayacağına emindim:( 

Florance Nightingale ekibine bir kez de buradan teşekkür edeyim ve tebrik edeyim ben... Nedenini birazdan yazıcam...

Biz sabah 7 gibi hastanedeydik. Mis gibi kokan hastane bizi zaten bir rahatlattı. Kendimizi otelde gibi hissettik. Eliz de bavuluyla işlemleri bekledi. Biraz detarikli gittim ayıptır söylemesi:)

Çocuklarda Bademcik ve Geniz Eti Ameliyat Keyif Bebesi İnsanı Eliz

Herkes ama herkes çok güler yüzlüydü ve hemen odamıza yerleştik. Gelen hemşireler o kadar tatlıydı ki, Eliz direk sohbete geçti:) İnanın bu pek mümkün değil onun için hastane ortamında.

Tansiyonunu kendi ölçsün diye oyun yaptılar, ateşini birlikte ölçtüler, kalp atışı için parmağına o kıskacı sırayla taktılar ve Eliz şarkı söyleyerek sayılar saydı onlarla birlikte:) Veee son olarak damar yolu açmaya gelen hemşireler iyice kontrol edip, hatta kızılötesi bir cihazla damarlara bakıp öyle batırdılar iğneyi. Öncesinde zaten onu o kadar motive ettiler ki sadece canı yandığı kadarcık ağladı ve sustu.

Gerçi damar yolu öncesi şurubu vermişlerdi ama daha etkisi olmamıştı.  Yaklaşık 1 saat sonra konuşması yavaşlayıp, kendi kendine gülmeye başladı ve zaten test sonuçları da geldiği için yavaştan ameliyathaneye doğru yola çıktık birlikte... 

Eliz'i bu kafası leyla şekilde teslim ettim ameliyathane girişinde doktorlara. Çok tatlı bir genç doktor aldı Eliz'i ve komik bir hikaye anlatıp kucağına kendiliğinden gitmesini sağladı... Ağlamadan gitti. Gerçi kafası da biraz güzeldi sakinleştirici şuruptan ama olsun:) Ben şuruba rağmen bile bu kadarını da beklemiyordum.

1 saat 15 dakika kadar sürdü beni ameliyathaneye geri çağırmaları. Bayılması, işlem ve dinlenme alanına gelmesi için beklediğimiz bir süreydi zaten. 

Ne yalan söyleyeyim, onu orada kablo ve iğne ile baygın görünce kötü oldum:( Hiç bir çocuk hasta olmasın nolur:( Biraz inleyip, ağlayıp, geri uyuyordu gittiğimde. Kucağıma almama izin verdiler hemen ve ayıldıkça konuştum minik minik seslerle ve sakinledi...

Yarım saat sonra ise odamıza çıktık... Tam ayılması 3 saati buldu galiba ve bu süre boyunca sadece üstümde yattı. Narkoz etkisiyle kusarsa diye nerdeyse dik yattım ve onu da omuzuma yakın olacak şekilde göğsümde yatırdım. Aramıza ise müslin örtü örttüm terden yapışmayalım diye:)

Çocuklarda Bademcik ve Geniz Eti Ameliyat Keyif Bebesi İnsanı Eliz

Uyandığında anneanne, babaanne ve teyzesini görünce keyfi yerindeydi. Hemşireler yine şakalaşarak içirdiler tüm şuruplarını ve saat 8:30 gibi ameliyata giden Eliz, 17:00 gibi koridorda şen şakrak geziyordu:) Uyandığından itibaren dondumasını, ılık çorbasını, sütünü içti ve akşam da 22:30 gibi gece uykusuna bağladı. 

İnanmazsınız çıktığı anda tüm horlama ve tıkanıklık sorunu bitmişti. Hem de yara yerinin şiş olmasına rağmen...

Çocuklarda Bademcik ve Geniz Eti Ameliyat Keyif Bebesi İnsanı Eliz

Ertesi sabah az da olsa kahvaltı etti. Sonrasında ise Mehmet hocanın kontrolü sonrası eve gidiş iznimiz çıktı...

İşlemlerin tamamlanması falan derken, saat 11:00 gibi kafeteryada bir kahve içelim dedik. Bu sırada biraz midesi bulanmaya başladı. Yazık ekmek yemek istiyordu sabahtan beri ama veremedik ki yasak diye... Bence çok sıvı beslenince mide aç kaldı:( Üstüne de ilaçlar ağır geldi. Bir kez kustu ve toparlandı. 

Çocuklarda Bademcik ve Geniz Eti Ameliyat Keyif Bebesi İnsanı Eliz

Eve gelince uyumak istedi yine:) Yattık bizim yatağa, tutuştuk elele, aldık Joy'u koynumuza ve 2 saate yakın uyuduk:)

Dinlenmişiz valla... 

Sonrası da biraz kucak kucak takıldık anne ve cücükleri şeklinde. Küçük kara kız da özlemiş bizden bir gece ayrı kalınca:)

Çocuklarda Bademcik ve Geniz Eti Ameliyat Keyif Bebesi İnsanı Eliz

Şimdi başa döneyim ve size neden çok sırıtık fotomu koyduğumu da söyleyeyim ve konuyu bitireyim...

Eliz'in boğazından kocaman iki bademcik ve kocaman bir geniz eti çıktı. Ve bunlar çıktığı anda size yazdığım sorunların tamamı bıçak gibi kesildi. 

Korktuğum hiç bir şey yaşanmadı ve Eliz ameliyat sonrasında ne ağrı sorunu, ne de yemek yeme sorunu çekti. Özellikle ilk iki gün çorba, püre ve süt ile geçirsek de hemen ardından boğazını yakıp, acıtmayacak sebze gibi yemekleri de yedi. En güzeli de sınırsız dondurma yiyebilmesi oldu galiba:) Bence çocuklar bizden daha dirayetli:) 

Sabaha kadar sıfır ses ile deliksiz uyumaya başladı... Hatta horlamasına o kadar alışmışız ki, ikinci akşam 'yine nefes almıyor mu acaba' diye dürtecektik neredeyse:)

Son dönemdeki aksi ve huysuz hali aşırı sempatiğe döndü:) 

Sesi çok inceldi ve bence yeni bir ses gibi oldu. Ona daha alışamadık ama herhalde alışırız:) Gözüm kapalıyken sesini tanımayacağım neredeyse... 

Bir de kendisi bu ameliyat işini havalı buldu ve bir olgunluk geldi ona:) Hala havalı havalı 'Ben ameliyat oldum da' diye anlatıyor:)

Sonuç: Korkacak bir durum yokmuş. Prof. Dr. Mehmet Tınaz gibi şahane doktorlara emanet olunca, onun hafif eli, çocukların çabuk iyileşebilen bünyeleriyle bu ameliyatlar kolayca atlatılıyormuş...

Umarım böyle bir sorununuz yoktur ama varsa da çok bekletmeden güvendiğiniz doktorunuza gidin siz de...

Ben şimdiden Mehmet Hoca'nın 'Seneye Eliz nasıl boy atacak inanamayacaksın!' heyecanını yaşıyorum. Düzgün oksijen alıp, gece uykularından salgınan büyüme hormonu sayesinde ciddi bir fark bekliyoruz kendisinden:)

Bizim evden bu durum böylece geldi geçti... Çocukların olup olacağı en büyük ameliyatlar bunlar olsun inşallah. Ne kadar emin eller, iyi doktorlar, şahane hastaneler de olsa çocuklar hasta olmasın yeter...

Hepimize çooook sağlıklı günler dileyeyim bari yazının sonunda da tam amacına ulaşsın yazım... 

Hoşçakalın...